
Marmara Denizi'nde Müsilaj Tehlikesi Yeniden Gündemde
Marmara Denizi, 2021 yılında yaşanan müsilaj (deniz salyası) felaketinin ardından, benzer bir tehditle yeniden karşı karşıya. Son haftalarda özellikle Adalar bölgesinde yoğunlaşan müsilaj, deniz ekosistemini ve bölge halkını endişelendiriyor. Adalar ilçesinin kıyı kesimlerinde yeniden görülmeye başlayan müsilaj, özellikle Kınalıada, Burgazada ve Heybeliada'da yoğunlaştı. Liman bölgelerinde ve teknelerin bağlı olduğu balıkçı barınaklarında yayılım gösteren deniz salyası, deniz yüzeyini kaplayarak su altı yaşamını tehdit ediyor.
Erkek : Marmara Denizi Ölüyor
Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek Çanakkale’de görülen ve gün geçtikçe yoğunluğu artan “müsilaj” durumu ile ilgili açıklama yaptı. Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Marmara Denizi'nin bölgenin ve yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, korunmasının herkesin asli görevi olduğunu belirtti. Erkek, "İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi konusunda öncü belediyelerden biri olarak, müsilaj konusu en başından bu yana gündemimizdedir ve yerel yönetim olarak sorumluluğu olan tüm kurumlarla iş birliğine hazır durumdayız. Marmara'da kirliliği azaltabilmek için gerekli çevre yatırımları ivedilikle tamamlanmalıdır. Çünkü Marmara Denizi ölüyor" dedi. Müsilajın yeniden ortaya çıkması, deniz ekosistemini olumsuz etkiliyor. Deniz yüzeyini kaplayan bu yapışkan madde, güneş ışığının su altına geçişini engelleyerek fotosentezi durduruyor ve oksijen seviyesini düşürüyor. Bu durum, balıklar başta olmak üzere birçok deniz canlısının yaşamını tehdit ediyor. Ayrıca, balıkçıların ağlarına takılan müsilaj, avlanmayı zorlaştırıyor ve ekonomik kayıplara neden oluyor.
Deniz Yaşamı Etkileniyor
Uzmanlar, müsilajın oluşumunda deniz suyu sıcaklıklarının artması, denizdeki durağanlık ve kirlilik gibi faktörlerin etkili olduğunu belirtiyor. Özellikle evsel ve endüstriyel atıkların arıtılmadan denize bırakılması, deniz ekosistemini bozarak müsilaj oluşumunu tetikliyor. Bu nedenle, atık su arıtma tesislerinin etkin bir şekilde çalıştırılması ve denetimlerin artırılması büyük önem taşıyor. Marmara Denizi'nde yaşanan bu çevre felaketi, sadece deniz yaşamını değil, aynı zamanda bölgedeki turizm ve balıkçılık faaliyetlerini de olumsuz etkiliyor. Deniz salyasının oluşturduğu kötü görüntü ve koku, sahil bölgelerindeki turistik faaliyetleri sekteye uğratırken, balıkçılar da avlanma konusunda büyük zorluklar yaşıyor. Yetkililer ve uzmanlar, Marmara Denizi'ni korumak için acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Atık su arıtma tesislerinin kapasitesinin artırılması, denetimlerin sıkılaştırılması ve kamuoyunun bilinçlendirilmesi, müsilaj sorununun çözümünde kritik adımlar olarak görülüyor. Marmara Denizi'nin sağlığı, bölgedeki tüm canlıların ve insanların ortak sorumluluğu altında. Doğal dengenin korunması için herkesin üzerine düşeni yapması ve sürdürülebilir çevre politikalarının hayata geçirilmesi gerekiyor.
